ingilizce hikayeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ingilizce hikayeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Şubat 2016 Cuma

İngilizce Hikayeler Serisi 2

ÖĞRENİLECEK KELİMELER
am [em] im
behind Tbihaynd] arkasında
butcher’s [buçız] kasap dükkânı
doctor [doktı] doktor
English [ingliş]  İngilizce
gate Igeyt]  bahçe kapısı
grocer’s [grousız]  bakkal dükkânı
he [hi:]  o(erkek)
nurse [no:s]hemşire
she [§i:]o(kadın)
shop [§op]dükkân
soldier [soulci]asker
street |stri:t]sokak, cadde
sun [san]güneş
ten [ten]on
to be [tu bi]olmak
I [ay] ben     

we [wi:] biz
in front of[in frant ov] önünde   

 who [hu:] kim
 you [yu:] siz, sen
nine [nayn] dokuz


                                      A STREET
This is a street. There are some houses and shops in the street.
There is a grocer’s near a big house, and there is a butcher’s near the
grocer’s. There is a car in front o f the butcher’s. It is a black car.
There are some dogs and cats behind the car. There is a small boy in
front o f a house. He is in the street. There are some flowers in the
gardens. The gardens are in front o f the houses. There is a woman in
front o f a gate. She is a teacher. She is an English teacher.
The sun is in the sky. There are some black clouds in the sky,
but the sun isn’t behind the black clouds. The dogs and cats are not
in front o f the car. They are behind the car. How many dogs and cats
are there behind the car?


                                        BİR CADDE
Bu bir caddedir. Caddede birkaç ev ve dükkân var. Büyük bir evin yanında
bir bakkal dükkânı var ve bakkal dükkânının yanında bir kasap dükkânı
var. Kasap dükkânının önünde bir otomobil var. O siyah bir otomobildir.
Otomobilin arkasında birkaç köpek ve kedi var. Bir evin önünde küçük
bir çocuk var. O caddededir. Bahçelerde birkaç çiçek var. Bahçeler evlerin
önündedir. Bir bahçe kapısının önünde bir kadın var. O bir öğretmendir. O
bir İngilizce öğretmenidir.
Güneş göktedir. Gökte birkaç siyah bulut var, fakat güneş siyah bulutların
arkasında değildir. Köpekler ve kediler otomobilin önünde değildir. Onlar
otomobilin arkasındadır. Otomobilin arkasında kaç köpek ve kedi vardır?


İngilizce Hikayeler Serisi 1

ÖĞRENİLECEK KELİMELER 
bad [bed] fena                        high [hay] yüksek
big [big] büyük                      hill [hil] tepe
black [blek] siyah                   how many kaç tane
blue [blur] mavi                      [hau meni]
brown [braun] kahverengi       lake [leyk] göl
car [ka:] otomobil                   long [long] uzun
clean [kli:n] temiz                     milk [milk] süt
near [nil] yakın (yanında)          red [red] kırmızı
cloud [klaud] bulut                     road [roud] yol
colour [kali] renk                       salt [so:lt] tuz
cow [kau] inek                           seven [sevin] yedi
dirty [do:ti] kirli                        short [şo:t] kısa
duck [dak] ördek                        sky [skay] gök
eight [eyt] sekiz                        small [smo:l] küçük
field [fi:ld] tarla                          water [wo:ti] su
flour [flaui] un                           white [wayt] beyaz
good [gud] iyi                           yellow [yelou] san
green [gri:nl yeşil

 


                                   A PICTURE
This is a picture. There is a small hill in the picture. There is a
house on the hill. There are some high trees near the house. There
are some cows and horses under the trees. The horses are big; they
are not small. There is a field near the house. There are some ducks
and a dog in the field. The dog is black. There is a road near the field.
There is a car on the road. There are two men on the road. They are
near the car. There are some flowers near the road. They are red, yellow
and white.
The sky is blue. There are not any clouds in the sky. There is a
small lake near the trees. There are two boats on the lake. They are
small boats.

                                   BİR RESİM
Bu bir resimdir. Resimde küçük bir tepe var. Tepenin üstünde bir ev
var. Evin yanında birkaç yüksek ağaç var. Ağaçların altında birkaç inek ve
at var. Atlar büyüktür; küçük değildir. Evin yanında bir tarla var. Tarlada
birkaç ördek Ve bir köpek var. Köpek siyahtır. Tarlanın yamnda bir yol var.
Yolda bir otomobil var. Yolda iki adam var. Onlar otomobilin yanındadır. Yolun
yanında birkaç çiçek var. Onlar kırmızı, san ve beyazdır.
Gök mavidir. Gökte bir bulut yok. Ağaçlann yanında küçük bir göl var.
Gölde iki kayık var. Onlar küçük kayıklardır.




                                                     the
Okuduğunuz parçadaki the kelimesinin kullanılışına dikkatinizi çekmek
istiyoruz.
Gördüğünüz gibi ilk cümlede a picture dendiği halde İkincide aynı
picture önüne the konulmuştur. Aynı durum diğer cümlelerde de görülmektedir;
ilk cümlede ismin önünde a, an, some yer almakta, aynı isim ikinci
cümlede tekrarlandığında önüne the konulmaktadır.
Bildiğiniz gibi the bir ismin belirli ve bilinen bir şey olduğunu gösterir.
The ile söylenen bir isim «herhangi bir» isim değil, belirli ve hem sözü
söyleyen hem de dinleyen tarafından bilinen bir şeydir.
Burada ilk cümlede söylenen isim, bahsedilip hakkında bilgi verilmiş
olduğu için, belirli ve bilinen bir isim olmuştur. Bu sebepten ikinci defa tekrarlandığında,
artık bilinen bir isim olduğu için, önüne the almıştır.